DİKİŞ KUTUSU

11 Mayıs 2021

Dikiş dikmeyi pek bilmem, ancak söküğümü veya kopan düğmeleri ya da pantolon paçalarını dikebilirim. Ama dikiş ile ilgili araç gereçleri çok severim ve evimde arada bir düzelttiğim bir dikiş kutum vardır. Özellikle o kutunun içindeki renkli boncuk gibi başlıkları olan toplu iğneleri çok ilginç bulurum, kopmuş modası geçmiş düğmeleri atmaya kıyamam, hele hiç kullanmayacağımı bildiğim aşırı renkli makaraların yeri de başkadır. Bunların hepsini küçük kutulara yerleştiririm, hediye paketlerinden çıkan renkli kurdelelerin de yeri vardır kutumda. Çengelli iğneler ve dikiş iğneleri de ayrı bir öneme sahiptir. Bunları ev için gerekli nesneler olarak bilirim ve onlardan vazgeçemem. Sanki tüm bu gereçler evde bir düzeni sağlamaktadır ve sihirli yardımcılarımdır.

Dikiş kutularının içinde sanki zaman durmuştur. Ya da daha doğrusu, sanki içlerinde zamanı düzenleyen bir işleyiş vardır, en önemli ihtiyaçlar orda düzenli bir şekilde durmaktadır.

Dikiş kutumdaki düğmelerde geçmişin izlerini görmek, annemi tüvit tayyörünün içinde hayal etmek beni geçmişe götürür; sanki yan odadan o şık hali ile çıkıp bana, “Hala hazır değil misin?” diyecek gibi gelir.  Ya da salonda Anna Teyze ve annem yaz için dikilecek yeni kıyafetleri “Burda” mecmuasından seçerler ve bu seçimin düğme ve kurdele kısmını oldukça önemserler. Hatta hazır konfeksiyonun yeni başladığı 60-70li yıllarda oldukça yaygın olduğu şekilde, “Kazova”, “Mısırlı”, “Vakko”, “Titiz”, “Dilberler” veya “Atalar” gibi dönemin ünlü mağazalarında gezinip elbise modellerine baktıktan sonra onlardan çıkarttıkları yepyeni başka modelleri nasıl uygulayacaklarını konuşurlar.

Çok kısa arayla kaybettiğimiz annem ve kayınvalidemin evlerini boşaltırken onlara ait dikiş kutuları beni çocukluk ve gençlik günlerime götürdü, her ikisi de çok düzgün dikiş kutuları bırakmışlardı. Beni birçok anıya götüren düğmelerden ayrılmaya kıyamadım. Sevdiğim genç bir arkadaşımın salonunda gördüğüm, cam masa içinde sergilenen düğmeler beni çok etkilemişti; pek çoğunu ona ayırdım. Artık o da bu düğmelerden kendisine yeni bir tarih oluşturacaktır diye düşünüyorum.

Füsun Aygölü

 

 

Yukarı