Hansel ve Gretel

30 Nisan 2022

Hansel ve Gretel, bestelerini Engelbert Humperdinck‘nin yaptığı 3 perdelik bir operadır. 1800‘ü yıllarda Almanya’da Grimm kardeşlerin halk masalları birçok yazara konu olmuştur. Hansel ve Gretel operasının bestecisi Engelbert Humperdinck’in kardeşi olan Adalheid Wette, sahneye ama özellikle de kukla oyunlarına merak sarar ve evinde kukla gösterileri düzenler, kukla oyunlarının metnini de kendisi yazar. Ve elbette Grim Kardeşler masallarından çok yararlanır.

Kukla tiyatrosunun dekorlarını da küçük kardeşleri olan Max Humperdinck çizerken, şarkıları ise büyük kardeşleri Köln Konservatuarı’nda öğretmenlik yapan Engelbert Humperdinck besteler. Şarkılar o dönem herkesin çok ilgisini çeker. Bir gün konservatuvar müdürü besteciyi çağırarak tüm bu şarkıları bir opera haline getirmesini önerir ve ailenin yakın dostu olan, çok değerli besteci Hugo Wolf de bu düşünceyi destekler.

Engelbet’in bestelediği bu üç perdelik opera, ilk kez ünlü besteci Richard Strauss yönetiminde 23. Aralık 1873 günü Weimar’da Hofteater’da gösterime sunulmuştur. Strauss, temsil sonunda eserle ilgili büyük övgülerde bulunmuştur. Bu masal operası tüm Almanya şehirlerinde oynanmış,  Avrupa  ve Amerika’ya kadar yayılmış ve çok takdir toplamıştır. Adalheid’ın, çocuk eğitimi yönünden yararlı bir konuyu yine çocuk dünyasına,  uygun düşünce ve fantezilerle derleyişi, bestecinin de masal atmosferine uygun dille müzikleri yapması eser için büyük bir şans olmuştur. Eser, Almanca Marchenoper (Peri Masalı) operası olarak bilinse de repertuarlara çocuk masalı olarak geçmiştir. Wagner dramları ve İtalyan verismo döneminin gerçekçi örneklerinin olduğu bir döneme rastlar.

Gelelim masal operamızın konusuna…

Ormanda küçük bir ev, o evde süpürgeci Peter, karısı Gertrude, kızı Gretel ve oğlu Hansel fakir bir hayat sürmektedirler. Hansel, süpürge yaparken kardeşi Gretel de şarkı mırıldanırken çorap yamalar. Evlerine günlerdir kuru ekmekten başka bir ey girmemiştir. Hansel, üzüntü içinde süpürgeyi kenara fırlatır kardeşi de onu teselli etmek için babalarının onlara yiyecek getireceğinden emin olarak eski bir atasözünü şarkı olarak söyler.

’’Sefalet dayanılmaz olduğunda Tanrı mutlaka yardıma koşar’’

Komşuları, bir gün onlara bir kap dolusu süt getirir. Hansel ve Gretel öyle sevinmişlerdir ki dans etmeye başlarlar. Birden masaya çarparlar ve masanın üzerinde bulunan süt dökülür. Anneleri kızar ve çocuklara ceza verir.  Ceza olarak da ellerine bir sepet vererek ormana gidip çilek toplamalarını, sepeti de ağzına kadar doldurmalarını söyler. Ardından da yaptığından pişman olup çocuklarının arkasından ağlar ve uyuyakalır.

Bir süre sonra baba Peter, sırtında küfeyle gelir uyumakta olan karısına seslenir. O gün yaptığı süpürgelerin tümünü pazarda satmış ve küfeyi yiyeceklerle doldurmuştur. Küfenin içinde tereyağı, fasulye, patates, soğan, sosis ve yumurta vardır. Ayrıca Peter çok sevdiği içkisini de ihmal etmemiştir. Karısına çocukların nerede olduğunu sorar o da onlara ceza verdiğini ve ormana gönderdiğini söyler. Paniğe kapılan Peter karısına kızar, ormanda yaşayan cadı İlsenstein’nın çocukları yakalayıp, onlardan çörek yapacağını hatırlatır. Dehşete kapılan Gertrude kapıdan fırlayarak çocukları aramaya koyulur. Çocuklar o sırada ormanda duydukları kuş seslerini taklit ederek hem eğlenirler hem de çilek toplarlar ama karınları çok aç olduğundan topladıkları çileklerin hepsini afiyetle yerler.

O sırada hava adamakıllı kararmaya başlamıştır. Hansel, kardeşine dönüş yolunu unuttuğunu söyleyince,  Gretel korkmaya başlar. Uzaktan bazı sesler duyulur, her ikisi de dehşetle birbirlerine sarılırlar. Birden önlerinde minicik bir adam belirir. Adam, kendisinin Kum Baba olduğunu söyler, onları sever, okşar. Sırtındaki küfeden çocukların gözlerine kum taneleri serper. İkisi de korkularını unuturlar, rahatlarlar, gözlerinden uyku akarak dua ederler, ardından uzanarak uykuya dalarlar. Gökyüzü yavaşça aydınlanınca, altın bir merdivenden on dört melek inerek çocukların etrafına dizilirler, onları korurlar. Çocuklar derin uykudayken yine küçük bir adam belirir. Hansel ve Gretel’in gözlerine, üzerlerine su serperek uyandırmaya çalışır. Bu adamın adı da Şebnem Adam’dır. Bu sırada Gretel, kuş ötüşünü taklit ederek kardeşi Hansel’i uyandırmaya çalışır. Hansel uyanır, ormanda geceyi geçirdiğine şaşırmıştır. Rüyada gördükleri melekleri birbirlerine anlatırlar.

Birden gözlerine cadının pasta ve kurabiyelerden yapılmış evi ilişir. El ele eve doğru yaklaşırlar, Hansel elini uzatıp evin bir köşesinden kopararak yemeğe başlar. Beni rahatsız edenler kim, diye evin içinden bir ses duyulur. Çocuklar duydukları homurtuyu rüzgâr sesi sanarak kurabiyeleri yemeğe devam ederler. Bu sırada cadı, evin üst penceresinden çocukları görüp alt kata iner ve kapıyı açtığı gibi elindeki ipi fırlatıp Hansel’i boğazından yakalar. Hansel korkudan çırpınmaktadır. Bir anda boynundaki ipi çıkarıp kardeşiyle oradan kaçmaya çalışırken, cadı belindeki sopayı çıkararak ‘’Hokus pokus’’ diye bağırır. İki çocuk oldukları yerde kalırlar, ikisi de büyülenmişlerdir. Cadı, Hansel’i alıp evin yakınındaki kafese kapatır. Çeşitli yiyecekler getirerek onu besler; amacı onu şişmanlatmaktır. Büyülenmiş Gretel’ e de evin etrafını temizlemesini söyler. Biraz sonra elinde odunlarla gelerek ocağı hazırlar, ateşi yakar. Gretel’e de ateşin sönmemesi için de ara sıra kontrol etmesini tembihler. Cadı da süpürgesine binerek evinin etrafında döner ve yere iner, Hansel’in parmaklarına ve diline bakarak kilo alıp almadığını kontrol eder. Kilo aldığından emin olunca Gretel’e pasta için kuru üzüm getirmesini söyler ve yine ateşi kontrol etmesini söyler. Bu sırada Hansel, kafesin kapısını açmış yavaşça dışarı çıkmıştır. Gretel, cadıya ocağa nasıl bakacağını sorar, o da fırına yaklaşır, kapağı açar, Hansel aniden cadıya vurur ve onu fırının içine iter. Çocuklar cadıdan kurtulduklarını düşünüp sevinç içinde birbirlerine sarılırlar.

Hansel eve girerek üst kat penceresinden kuru üzümleri aşağıya atmaya başlar. Aşağıdan Gretel de bunları yakalayıp yer. Derken fırın büyük bir gürültüyle patlayınca garip bir olayla karşılaşırlar. Ev, kaybolmuş, cadı tarafından pasta haline sokulmuştur. Büyünün etkisiyle gözleri kapalı birçok çocuk belirmiştir. Gretel, çocuklardan birisine dokunmasıyla çocuk hemen uyanır. Aynı şeyleri diğerlerine de yapar. Hepsi gözlerini açarlar. Büyü bozulmuştur, o sırada uzaktan babaları Peter’in sesi duyulur. Süpürgeci Peter, çocuklarını bulmanın sevinciyle onlara sarılır. Bu sırada iki erkek çocuk fırının harabesinden çok büyük bir pasta çıkarırlar. Bu pasta cadının vücudundan oluşmuştur. Bütün çocuklar kurtuldukları için, Tanrıya teşekkür ederler. Her zaman iyiliğin ve doğrunun kazanacağını anlamışlardır.

Çağnur Gürsan

 

Yukarı